Bugün - 20 Ocak 2017 Cuma
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.nokta32.com Logo
-
Isparta 24°C
Yazar Detayları

Abdurrahim Zararsız

Abdurrahim Zararsız - “BOMBA” ÖNERİLER

“BOMBA” ÖNERİLER
Yazı Tarihi: 13 Aralık 2016 Salı

İlk öneri, aslında hiciv ve kara mizahın büyük ustası Aziz Nesin’e ait. (Ne diyelim? Toprağı bol olsun) Usta“Nötron Bombası Uygarlığı Kurtaracaktır” başlıklı meşhur yazısı ile dile getiriyor bu öneriyi. Yazı aslında Sovyet haber ajansı TASS için yazılmıştır. İlk olarak Moskovada “Za Rubejom” isimli bir gazetede yayımlanır. Daha sonra da Milliyet Sanat Dergisinin 6 Mart 1978 tarihli 267’inci sayısında. Tüm Sovyetler Birliğinde yazının, alanında ne kadar başarılı ve etkili olduğu konuşulup takdir görürken, Türkiyede bu hiç de öyle hoş karşılanmaz. Azizi Nesin bu yazısı ile ilgili muhalif tepkiyi sağ kesimden beklerken Onu linçe kalkışanlar, enteresan bir şekilde solcu-sosyalist yazarlardır. Başta Oktay Akbal gibi dostları olmak kaydı ile (Cumhuriyet 16 Mart 1978) bir çokları kendi gazete köşelerinde ve dost sohbetlerinde Aziz Nesin’i ağır eleştiri bombardımanına tutarlar.

Kıymetli okurlarım, yazının içeriğini merak ettiğinizi biliyorum. Tamamını buraya almam halinde yazım fazlaca uzayacaktır. Bu yüzden öncelikle yazının aslına en kolay nerden ulaşabileceğinizi belirteyim. Nesin Yayınlarından çıkmış “Yüz liraya bir deli” Öykü kitabının son üç başlığı... Şimdi söz konusu yazıdan bir kaç parağraf alıntılayarak içeriğini özetlemeye çalışayım ;

“Birinci, arkadan İkinci Dünya Savaşı’nın korkunç sonuçlarından çok büyük ders alındı. Bu iki dünya savaşı sonunda görüldü ki, uygarlığın büyük yapıtları olan tarihsel anıtlar, büyük yapılar, tapınaklar, köprüler uygarlığımıza onur veren müzeler, teknik ilerlemenin hem ürünü hem de üreticisi olan fabrikalar, bütün okul ve üniversite yapıtları, uygarlığın bütün tarihsel belgelerini koruyan kitaplıklar ve bütün büyük kentler yakılıp yıkılıp yok ediliyor. Bu yakılıp yıkılıp yok edilen şeyler, uygarlığın kendisiydi.

Gerek Birinci ve gerek İkinci Dünya Savaşı’nın yıkılıp yok edilen bu uygarlık yapıtlarının onarılması, eski biçimine sokulması, yeniden yapılması çok zor ve pahalı olmuştu.

İşte bu soruyu yanıtlamak için çok çalışıldı, çok araştırmalar yapıldı. Öyle bir silah yapılmalıydı ki, düşmanı öldürsün, ama taşa, betona, toprağa, demire, çimentoya zarar vermesin. Öyle ya hiç kimse betona, taşa, demire düşman değildi. Uygarlığın yapılarını oluşturan, zavallı taşın, betonun, demirin, tahtanın ne suçu günahı vardı ki yakılıp yok edilsinler!... Bütün bu araştırmalar sonunda buluna buluna nötron bombası buluşu başarıldı. Görülüyor ki nötron bombası, uygarlığı koruyup kurtaracak olan bir silahtır ve yaşadığımız çağın en büyük mucizesidir. Düşünebiliyor musunuz ki, -tasarlaması bile zor- uygarlık yapıtları olan yapıların girinti ve çıkıntılarına dek sızacak ve buradaki bütün canlıları yok edecek olan bir nötron bombası, o yapıların badanalarına, kapı ve pencerelerin boyalarına, yerdeki halılara, perdelerin dantelalarına, aynaların yaldızlı çerçevelerine, duvar kâğıtlarına, mobilyaların cilasına dek hiçbir maddesine zarar vermeyecek, pencere camları bile dangırdamayacaktır. Bundan daha insani daha uygar bir şey düşünülebilir mi? Ve böyle bir savaştan sonra sağ kalacak bizler, hiçbir zarar uğramamış kentlerden, içlerinde insan bulunmayan apartmanlardan –üstelik möbleli olarak-, limanlardaki insansız gemilerden, insansız müze ve okul ve üniversite kitaplıklarından bol bol ve istediğimiz gibi yararlanabileceğiz. Bütün bu insanlık kalıtına sahip olacak insanlara yalnızca küçük bir temizlik işi düşecektir: insan cesetlerini, insan cesetlerinin arta kalan kemik ve kül yığınlarını, insanlardan kalan bu çöpleri toplayıp yok ederek, uygarlık yapıtlarıyla süslü güzel dünyamızı arıtmak.

....

Nötron bombasına karşı olanların ne istediklerini anlamak gerçekten zordur. Yani nötron bombasının öldürdüğü insanlarla birlikte, ille de uygarlığın yapıtı olan müzelerin, bilim laboratuarlarının, anıtların, tapınakların , okul ve üniversite yapılarının, kitaplıkların, fabrikaların da yanıp yıkılıp yok edilmesini mi istiyorlar?

Nötron bombasına karşı olanlar bir de şunu unutuyorlar: Nötron bombasının patlamasıyla ölecek olanlar, hiçbir zaman uygarlığın sahibi olan biz uygar insanlar olmayacağız.”

İşte böyle. Kara mizahın ustası bu satırları ile ustaca insanın zihnini tırnaklamaya çalışırken melektaşları tarafından ciddiye alınır ve eleştirilere maruz kalır. Ancak Nötron sahipleri Onu pek ciddiye almamış olacaklar ki; yer yer kimyasal silaha baş vursalarda toplu bir nötron kıyımı yapmıyorlar. Çünkü onların uygarlığı temsil eden beton,çimento ve demir gibi nesnelerle ilgili başka planları var. “Yeniden imar et parsayı kap.”

Ben de bu yazıdan kaynak ve ilham ile günümüz dünyasının zalim savaş baronlarının acımasız içraatlarına bir kez daha dikkat çekmeye, TV ekranlarında, el ve cebimizdeki iletişim kanallarında izleye izleye kanıksadığımız kan, göz yaşı ve YIKIM’a başka bir açıdan bakmaya ve olayı boyutlandırmaya çalışıyorum. Hani bazen bir izahta bulunduğumuz muhatabımıza “Türkçe anlamıyor musun kardeşim. Başka bir dilde anlatayım mı?...” deriz ya. Hani “Söylediklerim sağ kulağından girdi sol kulağından çıkıp gitti.” Deriz ya. İşte öyle. Sosyal medyadan savaşın acı bilanço ve görüntülerinin üstüne özenle döşenmiş ayet ve hadisler bile artık bedenimizden bir kıl bile kıpırdatmaz hale geldiği için aykırı diye tabir edilen bir kalemden, bu sefer sol kulaklarımıza birşeyler fısıldamaya çalışıyorum.

Bir an için yukarıdaki kara mizah alıntısının ciddi olduğunu düşünelim. Yazının sonundaki ,bombalar sonucunda ölecek olanların “uygarlığın sahibi olanmayan bizler” olacağımıza göre, adamları hiç uğraştırmadan uyumaya ve uyuşmaya devam edelim bence. Hatta kendi ellerimizi-ayaklarımızı bağlatıp direnmeden teslim olalım. Bir taş ile çok kuş vurma planları yapmış emperyalist baronların “Kışkırt silah sat-Bombala kıyım yap-İmar et parsayı kap.” şeklindeki ana planlaından en azından ilk ikisini boşa çıkartarak onları bir nebze olsun zarara uğratalım. Ha! Ne dersiniz muhterem din kardeşlerim?

 
İletişim E-Posta: a.zararsizz@gmail.com - Telefon:


 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

“BOMBA” ÖNERİLER
YÜZ-BİN-LERCE KALE
OKUMAK ANLAMAK VE İNŞAA ETMEK ÜZERİNE BİR TEFEKKÜR
Selam Olsun!
TEKERRÜRDEN TEKÂMÜLE
Diğer Yazarlar

YENİ YIL – 2016 – KAR - DAVRAZ – KOSGEB - TARIM
YALVAÇ
Laiklik Kafirliktir
Güvenilir ülke statüsü
“BOMBA” ÖNERİLER
TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?
OKULLARIN MÜFREDAT PROGRAMI DEĞİŞİRKEN AKLIMIZA GELENLER
TÜRKİYE NEDEN MİLLİ BİR KAHRAMANINA SAHİP ÇIKMAZ?
Anayasa’ya neden " Evet " diyorum?
BU VATAN BENİM! VER-ME-YE-CE-ĞİM
MEKKENİN FETHİ VE DENSİZLER
ISPARTA KAYBETMEYE MAHKUM MU?
Trump’ın saçları lüle lüle Obama sana güle güle!
SUÇLU ARANIYOR!!!
Türkiye Derin Denizlerde
BİZ Mİ EKSİĞİZ YETKİLİLER Mİ ?
Ulusal Gazeteler
Yazarlar 
Hava Durumu ( Isparta )
Bugün
11°C - 24°C
Perşembe
9°C - 23°C
Cuma
12°C - 23°C
Cumartesi
11°C - 25°C
Namaz Vakitleri ( Isparta )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:1805:1312:5516:5020:2422:09

08 Haziran 2016 Çarşamba
Röportajlar
'Benim fuara gidecek babam yok, Başkan Amca'
                "Elma Hükümdarlığı Eğirdir" isimli kitabı arkadaşında gören İzmir yaşayan İbrahim Saka,...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Google+
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,30ms