Bugün - 20 Ocak 2017 Cuma
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.nokta32.com Logo
-
Isparta 24°C
Yazar Detayları

Ramazan Topraklı

Ramazan Topraklı - YALVAÇ

YALVAÇ
Yazı Tarihi: 06 Ocak 2017 Cuma

Halkımız tarafından Yalvaç veya Yalavaç şeklinde söylenilen isim, nereden gelmektedir, nasıl Yalvaç olmuştur, Yalvaç adının menşei nedir, bunun üzerinde durmak istiyoruz.

Çok zengin olan Yalvaç tarihi, maalesef çok eksik bilinir ve birçok husus da yanlış bilinir. Çocukluğumuzda “Entarisi alaca, Ben varman Yalavac’a, Yalavac’ın kızları, Bir sahan bulama-ca” sözlerinin bir tekerleme gibi söylendiğini hatırlarım. Yalvaç söz konusu oldu mu, Şair İsmail Hakkı Başer (1337 Yalvaç-Masır, 1995 Ankara)’den bahsetmeden geçemeyiz.

Dilimin Ucundan Şiirler ve Deyesi Gelir adlı iki şiir kitabı var. Kitabın başına özetle şöyle bir açıklama yapar: “(…) Antiochia Pisidia olarak anılan, Sultan Dağlarından çıkıp Eğridir Gö-lü’ne dökülen Anthio nehrinin kenarında kurulduğu bildirilen, halkının dini inanç yönünden Ay (Men veya Lunus) tanrısına taptığı yazılan, MS 45 inci yıllarda İsa’nın havarilerinden Tarsuslu Apostolpaulus ve arkadaşları Barnabas, Markus’un yardımları ile uzun zaman Hıristiyanlık pro-pagandası yaptıkları sabit görülen Yalvaç’ın Selçuklular ve Osmanlılarca bir önemi olmadığını hayretle karşıladım. Osman Turan Kundanlı’dan söz ettiği halde Yalvaç’tan bahsetmez.”

Rahmetli İsmail Hakkı doğru söyler. M. Halil Yinanç, 1097’de Yalvaç’ın Haçlılar tarafın-dan zaptedildiğinin dışında bahsetmez. Yılmaz Öztuna, 1148 yılında bir Yalvaç Meydan Muhare-besi’den bahseder. Ransimın aynı savaşın Pisidia Antakya yakınındaki bir nehrin üzerinde bulu-nan köprüde meydana geldiğini söyler. Feridun Dirimtekin, 1211’de Gıyaseddin Keyhüsrev’in şehit düştüğü Alaşehir Savaşı’ndan Yalvaç Muharebesi olarak söz eder, o kadar.

Selçuklu tarihinde Yalvaç’tan bahsedilmez de, Eğirdir’den bahsedilir mi? Maalesef ondan da pek bahsedilmez. Bu iki tarihi, ünlü şehirden neden bahsedilmez, niçin bahsedilmez, tarihçi bunu hiç düşünmez. Onlar düşünmez, onlar hep yazar, hep yazarlar. Bir makine mühendisi olan İsmail Hakkı düşünür, fakat onlar düşünmez. Bu biraz da düşünmenin tehlikesinden olmalıdır. Değilse herhalde düşünürlerdi! Hem düşünme para etmiyor ki! Para eden şey, müdür, başkan, dekan, rektör olmak! Sonra da milletvekili, bakan vs. gibi bir kesere sap olmak!

Çalışmalarımız sonunda gördük ki, birçok yer adında olduğu gibi, Yalvaç’ın da daha başka adları var. Biz üç adının daha olduğunu tesbit ettik. Eğirdir’in ise onun üzerinde adı var. Yalvaç ayrı bir yerleşim, Hisar yani kale ayrı bir yerdir. Eskiler çokçalık kale, hisar ve şehir adlarını aynı anlamda kullanmışlar. Bugün Yalvaç’ın birer mahallesi olan Kaş, Görgü, Salur, Sofular ve Kızılca 1530 yazımında birer köydür. Yalvaç, Eski Mahalle’nin olduğu yerdedir ve Hisar (Antakya) ile arasında 2-3 bm bir mesafe vardır. Yalvaç adı, Türkçe kitaplı Peygamber ve Resul demektir. Böl-geye ilk gelen Türkler, Eski Mahalle civarında çadırlarda yaşarken, Rumlar kalede yani hisarda yaşıyorlar. Türkler, fethettikleri kalelerde değil, çadırda yaşamayı tercih ediyorlar.

1074’de bir antlaşmayla Uluborlu, Eğirdir, Yalvaç, Beyşehir ve Side (Eski Antalya) Türk-lerin eline geçti. O zamanlar Eğirdir Gölü ve Yalvaç arasında ilk adı geçen Türkler; Çaka, kardeşi Yalavaç, Muhammed İlhan, Barak ve Tanrıvermiş Beyler. 1115’de Kundan Beyin adı geçiyor. İşte Yalavaç adı, söz konusu Yalavaç Beyle alâkalıdır. Yalvaç civarına yerleşen Türkler, Yalvaç Beyin aşireti veya yakınları olmalıdır. Daha sonraları, Kundan Beyin torunlarından Kundanoğlu Mustafa, Yalvaç Sübaşısı olur. Devlethan Camii’ni tamir ettiren zat, Kundanoğlu Devlethan Bey ve caminin ilk adı, Yaka Camii’dir. Tamirattan sonra Devlethan Camii adını aldığı anlaşılıyor. Türkler, çadırlarda yaşadığı için Yalvaç adından söz edilmez, Türkler kaleyi yani hisarı ele geçirir, o zaman da hisarın adı geçer, ama yine de Yalvaç’tan bahsedilmez. Türkler bir daha elden çıkma-mak üzere 1304’de kaleyi fethetti. 1324 yılında Timurtaş’ın geldiği söylenen Alaşehir de Yalvaç

kalesidir. Bundan 40-50 sene sonra ancak Yalvaç adının kaydedilmeye başladığını görürüz. O da Yalvaç’ın Osmanlı yönetimine intikal ettiği 1372 yıllarına rastlar. Bu vak’a bize Osmanlı yazıcıla-rının Türkçeyi mühimsediklerini gösterir.

Yalvaç Hisarı’nın ilk adı Antakya’dır. Bu şehri Selefkos kıralı Soter (Kurtarıcı) Antiyokus MÖ 270’li yıllarda kurdu. Hoyran ve Eğirdir gölleri arasındaki Menderes nehri civarında oturan Magnetleri de buraya iskân etti. Starabon bu şehrin Pisidia yakınında olduğunu söyler. Pisidia yakınında ama Firikya’dadır. MÖ 189’da bölgeye Roma hâkim oldu ve bölgeyi Selefkoslarla yap-tığı savaşta kendine yardım eden Bergama kıralına verdi. İşte bu tarihten sonra Antakya adı Filâdelfiya olarak değiştirilmiş ve daha çok Filâdelfiya, zaman zaman da Antakya adı zikredilmiş olmalıdır. Türkler, 1074 yılında fethettikleri Filâdelfiya’nın adını, önce Filâ, daha sonra da Ala ve Alaşehir yapmışlar. 250 yıllık Selçuklu tarihinde söz konusu olan Alaşehir, Yalvaç hisardır.

Dünyadaki ilk yedi kiliseden birinin bulunduğu Filedelfiya, Manisa’daki değil, işte bu Yalvaç’taki Filâdelfiya’dır. Mesleme b. Abdilmelik’in “kilise” için “mescid” demesi de çok il-ginçtir. Belâzurî’nin rivayetine göre Abbas b. Velid b. Abdülmelik, Yalvaç (Antakya)’ı 713’de yakmıştır. Anglikan papazı Arundel, 1833’de Yalvaç’a gelir ve seyahatini 1834’de Anadolu’da Keşifler adıyla yayınlar. O, “Firikya’nın İsa’nın davası uğruna çok acı çektiğini, 301’de bir (Ro-malı) işkencecinin içinde toplanan Hıristiyanlarla birlikte kiliseyi yaktığını söyler. Yalvaç adı, belki de bu yakma olayıyla ilgilidir. Çünkü Anna Komnena’ya göre 1097 ve 1119 olaylarında zikredilen Mikael Kekaumenos veya Kekaumen yani Yunanca Yanık, Yalvaç Vali Yardımcısıdır. Yanık ile Yalavaç arasında bir bağ olmalıdır. Yalavaç adı, yalav yani alev’den hâsıl olan demektir ki, alevden hâsıl olan şey yanık’tır. Belki de Yalavaç Bey, yanık olan bu şehrin yöneticisi olduğu için Türkler tarafından Yalavaç olarak anılmıştır, kim bilir. Bölgeye ilk gelen Türklerin bazı Yu-nanca kelimeleri, Kırlangıç (Khelidoni) çayı ve Yumgeldi pınarı (Ayazmana) adlarında görüldüğü gibi, Türkçeye tercüme ettikleri görülüyor. İslâm coğrafyacılarının atası sayılan ibn-i Hordazbih (820-912), Yalvaç’tan Nasre’l-Ikritî, Kötürnek’den el-Alemeyn, Manarga’dan Rabaz-ı Konya ola-rak bahseder. Nasre’l-Ikritî, Ikrit’in yardımcıları, yani İsa (as)’nın yardımcıları demektir. Böylece Paulus, Barnaba ve Markus’a işaret edilir.

Bugünlük bu kadar yeter, uzatarak sizleri sıkmayalım. İsteyenler, Hamideli Tarih 02’de Yalvaç Tarihi adlı yazıya bakabilir. Allaha emanet olunuz.

 
İletişim E-Posta: - Telefon:


 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

YALVAÇ
GELENDOST ve ISPARTA
CİRİMBOLU
Hamideli Kültür ve Dayanışma Derneği’nden Bildirilmiştir
SEVÂHİL-İ DERYA-İ RÛM’U DOÑUZLU-Rûm Denizi Sahilinde Denizli: Eğirdir
Diğer Yazarlar

YENİ YIL – 2016 – KAR - DAVRAZ – KOSGEB - TARIM
YALVAÇ
Laiklik Kafirliktir
Güvenilir ülke statüsü
“BOMBA” ÖNERİLER
TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?
OKULLARIN MÜFREDAT PROGRAMI DEĞİŞİRKEN AKLIMIZA GELENLER
TÜRKİYE NEDEN MİLLİ BİR KAHRAMANINA SAHİP ÇIKMAZ?
Anayasa’ya neden " Evet " diyorum?
BU VATAN BENİM! VER-ME-YE-CE-ĞİM
MEKKENİN FETHİ VE DENSİZLER
ISPARTA KAYBETMEYE MAHKUM MU?
Trump’ın saçları lüle lüle Obama sana güle güle!
SUÇLU ARANIYOR!!!
Türkiye Derin Denizlerde
BİZ Mİ EKSİĞİZ YETKİLİLER Mİ ?
Ulusal Gazeteler
Yazarlar 
Hava Durumu ( Isparta )
Bugün
11°C - 24°C
Perşembe
9°C - 23°C
Cuma
12°C - 23°C
Cumartesi
11°C - 25°C
Namaz Vakitleri ( Isparta )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:1805:1312:5516:5020:2422:09

08 Haziran 2016 Çarşamba
Röportajlar
'Benim fuara gidecek babam yok, Başkan Amca'
                "Elma Hükümdarlığı Eğirdir" isimli kitabı arkadaşında gören İzmir yaşayan İbrahim Saka,...
»
»
»
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,28ms